Merhaba. Ben Ayça Tuba Barış. Bir "yalnızlık" temalı yazıda daha "beraberiz" işte. Daha ilk cümleden çelişkili. Dikkatinizi buna çekmeliyim ki, değerli gözleriniz cümlelerimde gezinirken, pek...
Başka bir yerlerde, başka bir hayat sürmek istiyorum..Adını bile duymadığım bambaşka bir ülkenin, ilkel sayılabilecek bir köyünde belki.. Din, siyaset, makam, mevki, para vs. gibi...
Ruhum bir kaç saatliğine havalandığında -ya da bir kaç saniye- ya da işte sadece havalandığında diyelim, zamanın ne önemi var- pekala uykuya dalmaktan bahsediyorum, havalı...
Hep eksiğiz ve tamamlanmak istiyoruz.. Beklentisiz yaşamak, karşılık ummamak ne mümkün.. Hangimiz taktir görmeksizin ya da para kazanmaksızın saatlerimizi çalışmaya verebiliriz..Hangimiz Allah'ın rızası için bile...
Bencilce istediğim tek şey; bir bebeğimin olması.. Şu iğrenç dünyaya, iğrenç insanların arasına; güzeller güzeli bir bebek getirmek ve onun bütün neşesiyle, derdiyle ömrümü geçirmek.....
Bir şeyler yapmak istiyorum.. Mesela:Bir taksiye atlayıp "şu öndeki arabayı takip et!" demek..ya da;Zamanı durdurup, dışarı çıkmak ve öylece kalakalmış insanların arasında dolaşmak.. Rastgele dükkanlara,...
ve sonunu bile bile koyulduğumuz bir yolda daha uçurumun kenarına geldik; Ayça, Tuba, Ailanthus, Belinda ve ben Tragedian.. Bir kez daha, ne türlü olduğunu umursamadığımız...
Sema Sendromu:Sema dikenli bir bitkidir.. Zehirli bir hayvan.. Amansız bir hastalık.. Derttir, sinirdir, strestir.. Yalandır.. Komplekstir.. Kulakların pasıdır.. Anlam kaymasıdır.. Algıda yanılgıdır.. Lanettir..Çaktırmadan hayatınıza girer...
Sonbaharın bir akşamüstü.. Ormanda iki kişi.. Biri önde diğeri ardında.. Ağır adımlarla yürür.. Az sonra biri kuru yaprakların arasında ebedi uykusuna yatacak, diğeri onun katili...
Sürekli konuşuyorlar.. Sırf yalnız kalmamak için, tahammül edemedikleri o insanlarla gülüşüp muhabbet ediyorlar.. Bir günü daha ne olduğunu anlamadan, kendileriyle yüzleşmelerine izinvermeden geçirip gidiyorlar.. Onu...
Dünyanın en güzel manzarasına bakıyordu annanemin mutfak penceresi.. Geceleri korkuyla gözlediğimiz eski bir köşk ve ardında simsiyah uzanan Karadeniz.. Köşkün ön bahçesinde küçük bir havuz...
Sanal ve reel çevremde gördüğüm ve duyduğum onca şeyi oturup düşününce (inanın saniyeler yeterli); bütün ömrümü bu aptal küçük odada, aptal tv prgramlarını seyrederek, tek...
Bana değerden bahsetmeyin.. Bırakın 1000 yıldır bildiğim anlamıyla kalsın bende değer.. Kavramların sizdeki karşılığına uyum sağlayabilecek kadar yetenekli değilim..
Emin olduğunuz bazı şeyler vardır.. Ama kesinliği gölgeleyen %1'lik tatlı ihtimal ağır basar ve ona göre davranırsınız.. Ta ki o sığındığınız küçücük ihtimali bile yerle...
Kendimi kötü hissetmek için onlarca nedenim var.. ve bir o kadar da iyi hissetmek için.. Birbirini nötürleyecek kadar çok ve az.. Sanırım sonuç olarak hiç...
Çırpı bacaklarda mini etekler, bebek yüzlerde başarısız makyajlar, saçlarda topuz, uyumsuz takılar.. ve tüm bu görüntüye inat oynanan çocuk oyunları.. Büyük hayaller, küçük masum bakışlar..Genç...